Anasayfa     Sohbet VE Radyo

Kadınlar ile ilgili hersey mutlaka okuyun

Herkesin günde bir saatini sekse ayıracak vakti yok, hatta haftada 1 saat bile. Ama 15 dakika? Şimdi bunu halledebiliriz.Tracey Cox Hızlı seks adlı kitabından bu alıntıda hızlı seksin neden en iyi seks olduğunu anlatıyor Mükemmel el işiniz Alçakgönüllü el işiniz kamuya açık yerlerde sekse dönüştü. Öpüşme dışında, düşük yoğunluklu cinsel aktivitede ellerinizi kulanmanız ve hepimizin böyle mastürbasyon yaptığından gibi, genitaller doğru dokunma şekline iyi cevap veriyorlar. “Doğru” genellikle kadının daha sert, erkeğin de daha yumuşak yapması demektir.(bu çoğunlukla her cinsiyetin alıştığı gibidir.) Çok zamanınız yok mu? Onu önünüze alarak(oturarak ya da ayakta) süper hızlı orgazma ulaşın. Bir avucunuz onun kasık kemiğinde olsun ve kuvvetlice bastırın. Öne doğru iterek, geri iterek ya da daireler çizin. Onu şu tekniği kullanarak (bütün yönlerde) sürükleyin: Daha hızlı? Daha yumuşak? Böylece sadece evet ya da hayır diyebilecektir. Ritmi sabit tutun, giderek hızlandırın sonra tekrar hızlanmadan önce birden yavaşlatın. Bunu bir çok kez tekrarlayın, gösterişili bir hareketle devrilmesini sağlamadan önce uçurumun kenarında dolaştırın.kadın güzellik moda

Öpüşmeyi yeniden keşfedin
Romantizm zaman tarafından kaçırılmadı. Ağızların 30 saniyelik buluşması hızlı seksi birden tatlı ve içten sevişmeye dönüştürebilir. Uzun dönemli bir ilişkide öpüşme ilk yapılacak şeydir: Onu yeniden canlandırın ve seks hayatınızdan çok daha fazla şeyi kurtaracaksınız. Ancak bu sadece donuk bir tutku ya da bazı çiftleri beraber yaşlanmaktan vazgeçiren aşırı alışılmışlık değildir. Aslında partnerinizin öpüşme şeklinden hoşlanmıyorsanız, onu “alıştığımız şeyler, uzun dönemli çiftlerin hala yaptıkları ne?” kutusuna düşürmekten çok mutlu olacaksınız. Basit ama etkili bir yolla bunu halledebilirsiniz. Bunu adı “dünyanın etrafında öpücükler” ve dışarıda geçirilmiş güzel bir gecenin ardından biraz kıkırdağınız, vızıldadığınız ve sarılıp yattığınız gecelerde tavsiye edilir. Partnerinize küçük bir öpücük verdikten sonra, “Dünyanın her yerinde insanlar nasıl öpüşüyor merak ederim? Eskimolar nasıl öpüşüyor merak ederim. Muhtemelen şöyle...” deyin ve burnunuzu onunkine sürterek ona bir Eskimo öpücüğü verin. Gülecektir ve daha sonra sıradakini vermeden önce bunu söylemek daha kolaylaşacaktır: “Ya İtalyanlar, sanırım onlar da böyle öpüşüyorlar...” “Bir Fransız nasıl öpüşür?” diye oyuncu bir şekilde sorun ve onu da oyuna davet edin. Artık şunu söylemek basitleşmiştir: “Tanrım bu Fransız/İtalyan/İsveçli öpücüğü seksiydi. Tekrar yapabilir misin?” Br daha sizi öptüğünde, şöyle fısıldayın: “İtalyan stili olsun.” ve voila! Berbat bir öpücüyü mükemmel birine dönüştürdünüz, hem de işlem sırasında hiç kimsenin duyguları incinmedi! Eğer hızlı seks sırasında onun dudaklarına ulaşamıyorsanız, size yakın olan vücudunun bölümlerini ısırın, öpün ya da yalayın. Ne kadar canlanırsak, acı alıcılarımız o kadar hissizleşir; bu yüzden seks sırasında boyundaki çimdik erotik gelirken diğer zamanlarda acıtır.

Portfolyonuzu genişletin
600 belgelenmiş pozisyon olmasına rağmen, ortalama bir çift her ilişki sırasında 3 ila 4 pozisyonla yetinir. Kategorinin bütün gereklerini yerine getirerek kendinizi Yılın Mutsuz Çifti ilan etmeden önce, kaçışı aslında tüm versiyonların 5 basit pozisyonun çeşitleri olduğu gerçeğinde arayın. Ayrıca bazı pozisyonlar bazı durumlara ve ruh hallerine uyuyor. Yukarı-aşağı olanı ele alırsak, bu pozisyon kanınızın başınıza toplanmasını sağlayarak kendinizi enerji dolu ve maceracı hissettiğiniz anlarda doğru pozisyon olabilir. Korkunç bir baş ağrısı çektiğiniz ve 12 saat çalıştığınız zamanlarda çok da çekici değil. Hızlı seks size yeni ve daha zor pozisyonları denemeniz için yol gösterebilir , böylece pozisyon portfolyonuzu geliştirirsiniz. Eğer bunu yapmaya çok zamanınız yoksa, daha meydan okuyucu bir şeyler denemeye isteğiniz artar! Misyoner dışında bir şey yapmak için çok mu yordunsunuz? Bir dönüş ekleyerek eski bir favoriyi renklendirin: Birleşme sırasında, ağız hareketinizi onun ileri geri haraketiyle aynı zamanda yapmaya çalışın, yani onun penis hareketini diliniz taklit edecek. Bir kere ileri geri hareketinin hızını yakaladığınızda, sadece dilinizi oynatarak hoşunuza gittiği gibi onun ileri geri hareketini yavaşlatıp hızlandırabilirsiniz. Bilinçsiz olarak hızı korumaya çalışacaktır.

Onu yukarının en iyisi yapın
Birleşmeyi gerçekleştirmek genelde erkeğin işidir, bir çok kadın eski içeri-dışarı hareketinin kendilerine güvenen ustaları değildirler ve sadece uyluk kaslarını kullanmakta direnirler. Yine, daha az tehditkar olmaktan uzak olarak, eğer bunun hızlı bir seks olduğunu ve içeride uzun süreli kalmayacağını biliyorsa, muhtemelen eski kolej denemesini yapacaktır. Bir dahaki sefere, onun bir kurbağa gibi yapmasını ve böylece yere çömelmesini sağlayın. Bu ona daha fazla yükseklik sağlayacaktır. Onu yukarı alın ve böylece vücuduyla gururlanır, seks yapma arzusuyla cehennemde yanıp tutuşur ve patron havasına girer. Eğer daha fazla ikna edilmeye ihtiyacı varsa, ona şunu söyleyin: onun üzerinize oturduğu ya da çömeldiği her pozisyon vajinanın ön duvarında bulunan ve vajina ağzından vajinaya kadar olan yolun 2/3lük mesafesinde yer alan süper hassas bir deri parçasını uyarmanın en iyi yolu. Adı “A”noktası olan bu noktaya parmaklarla ulaşılması çok zor ama derin girme pozisyonları bazen başarabilir. Bir kere ilke orgazmını olduğunda, misyoner pozisyonuna dönün. Yapmacık ve burnu havada bir ünü var ama bir çoğumuzun çoğu zaman onu tercih etmesinin de bir nedeni var: Tam bir vücut ve göz kontağı var ve yüzlerinize dokunabilir el ele tutuşabilirsiniz. Azgın bir başlangıca içten bir son. Kalçasının altına bir yastık koyun ve tahmin edilebiliri, tahmin edilebilir zevk verene dönüştürün.Problem: İlgisiz görünüyor
Çoğu erkek sürekli, hareketli bir ereksiyonu “adam olmanın” şartı sayar, örneğin göğüslerinizin onda hemen seks yapma duygusu uyandırmıyor olması güçsüz ve karmaşık hissetmesine yol açar. Hemen üçüncü dereceden bir “Sorun ne?” sorgulamasına başlamayın, buna duyarlı olabilir. Daha etkili olan ikinizin de iyi hissettiği ve konuşmaya açık olduğu anı kollamaktır.“Tatlım, eskisi kadar sıklıkla seks yapmak istemediğini farkediyorum. Şu aralar stres mi yaşıyorsun? Seks yaşantımızı seviyorum ve özlüyorum.” Bu asıl konuşma için yargılayıcı bir başlangıç değil, ve buradan yola çıkarak devam etmek görece daha kolay. Dikkatlice dinleyeceğinize ve bunu kişisel algılamayacaığınıza söz verin. Herşeyin netlikle ifade edildiğini göstermek için kendi kelimelerinizle dediklerini ona tekrarlayın.
kadın güzellik moda diyet


Eylem planı: Eğer açık bir duygusal problem—stres seviyesinin tavanda olması, anne babadan birinin kaybının ardından yas, onu artık sevmediğinizden korkması- konuşma rahatlatıcı bir başlangıçtır. Eğer çok stresliyse bir seyahat planı yapın ya da ona samimi şımartıcı sırt masajı önerin. Hayatını stresten arındırmaya çalışın ve onunla hızlı seks seanslarını daha az enerji ve zaman ayırdığınız için sevdiğinizi söyleyin.
Eğer sorun fizikselse, doktorundan bir muayene randevusu alın. Doktor yaşam stili, genel sağlığı ve tedavileri herşeyi bilmek isteyecektir. Böylece uyuşturucu haptan alkol ve sigaraya kadar her şeyi doktora anltaması da gerekecektir.

Eğer doktordan temiz çıkarsa, muhtemelen bir testesteron seviyesi testi yaptırması istenecek. Testesteron onun seks yaşamından sorumludur ve 40 yaşından sonra her 10 yılda bir yüzde 15 azalır. Bu durumda onu hızlandırmak için 3 seçeneğiniz var, hap, yapışkan bant ya da iğne. Tıbbi nedenlerle prostatını da kontrol ettirecektir.

Sadece sıkılmış mı? En son ne zaman yeni bir şey denediniz? İşleri ilginç kılmak için ikiniz de çaba harcıyor musunuz? Sıkıcılaşmış çekim tekniklerini nedeniyle istek kaybına tepki vermek yapabileceğiniz en kötü şeyken, tahmin edilebilir hale gelmiş seks hayatınızı tam bir bakıma almak mucizeler yaratabilir.

Problem: Aklı istiyor ama bedeni zayıf
İstikrarsızlık ya da sertleşme bozuklukları (SB) ilişki için yeterince sertleşememe ya da bunu sürdürememe olarak tanımlanabilir. Genel SB her koşulda sertleşememe iken, duruma bağlı SD sadece bir partnerle sertleşememedir. (yani Sex and The City den Trey ile sertleşebilir.) Gece geç saatte ve karnı yiyecek ve alkolle doluyken seks yapmak sertleşmeyi geçici olarak etkileyebilir ve sabahları genelde daha sert bir penisle karşılaşırsınız.

İlk sertleşme problemi yaşadığında nasıl tepki verdiğiniz çok önemlidir. Eğer omuzlarınızı silkip beraber güldüyseniz, düzenli olarak devam etmeyecektir. Neden? Eğer sizi tekrar kızdırmaktan korkuyorsa, penisi aynı aşağılanmayı tekrar yaşamaktansa, Kelvin Klein’ının içinde küsmüş bir şekilde oturmayı tercih edecektir. Gelecekte, fark etmemiş gbi davranmayın ama sakin loun. Onu okşayın ve ne olduğunu görmek için nazikçe masaj yapın. Ancak çaresizce onu tekrar canlandırmaya çalışmak onu sadece daha fazla korkutacaktır.

Bazı erkeler problemsiz sertleşebilirler ama vajinaya girdikleri anda bu sona erer. Performans kaygısı bu tip Sbunun başlıca nedenidir. Ancak(üzgünüz kızlar) nedeni kuru bir vajina da olablir. Ne kadar darsa, sertleşme o kadar zor olacaktır.

Eylem planı: Eğer sadece arada bir problem yaşıyorsa, bunun nedeni muhtemelen alkol, uyuşturucu, tedaviler, baskı ya da strestir. Sağlıklı yemesini, daha çok spor yapmasını ve duygusal sorunları hakkında daha çok konuşmasını sağlayın.

Sıksık oluyorsa, ilk yapılacak sabah erken sertleşebilip sertleşemediğini kontrol etmektir. Eğer sertleşemiyorsa, iç hastalıklarda tam bir muayene için randevu alın ve sonra ürolojiye sevk isteyin.

Eğer sabahları sertleşebiliyorsa muhtemelen fiziksel bir problem değildir. Daha önce belirttiğim psikolojik konular üzerine yoğunlaşın. Bu sadece endişe etmemeye karar vermek de olabilir. Vajinaya girmeden seks yapın! Ellerini, ağzını ve dilini kullansın, bu yolculuktan zevk alın. (siz de normalde olduğundan daha fazla orgazm olacaksınız.) normal ilişkiyi düşünmeyin.

Ona sertleşmemeye çalışmasını söyleyin. Yine de sertleşiyorsa, bu olağan bir şey oluncaya kadar umursamayın. (bu ikinize de açık şampanyayı patlatmak gibi gelebilir.) Bir kere hazır olduğunda, kısa birleşmelerle deneyin, üzerine çıkın birkaç kez ileri geri gidin, ama tam ilişkiye girmeyin. Bu tıbbi olmayan yöntemleri denemek mavi küçük haplara geçmeden önce normaldir. (zaten kalp ya da yüksek tansiyon problemi varsa hap bir seçenek olmaktan çıkacaktır.)

Problem: Çok hızlı boşalıyor
EB(erken boşalma), bir erkek partneri ya da kendisi tatmine ulaşmadan boşalıyorsa gerçekleşir. Bu 5 ileri geri harekettten 15 saniyey birleşmeye insandan insana değişir. Birleşme ile 2 dakikada boşalan erkelerin yüzde 30’u hayatlarının belli bir bölümünde erken boşalma problemi yaşayabilirler. Nedenler: erken mastürbasyondan edinilen tecrübe(görülmeden hemen tamamlama isteğiyle), performans kaygısı, yeterince düzenli seks yapmama ve gençlik (ne kadar genç ise o kadar fazla olacaktır.) yine, bu hassas bir konu, ancak (onu övün) size de orgazm verineceye kadar uzun sürdüremediği için kendini kötü hissediyor.(kadınların yüzde 80ninin orgazma parmakları ya da dilleri sayesinde ulaştığı gerçeği çoğu erkek için hala geçerli değil. Bu nedenele memnun ve mutlu olduğunuzu oldukça açık dile getirmeniz ve o bir kere bunu anladığında, daha az endişe edecek ve bu baskıyı azltacak.

Eylem planı: Basit bir çözüm birleşme sırasında kontrolü sizin almanız (kadın yukarıda olacak şekilde). Böylece onu takip ederek tahrik olmasını kontol edebilirsiniz. Eğer orgazm olursa, rahatlama evresinin geçmesini bekledikten sonra ikinci bir sertleşme yaratın. Üstelik ne kadar fazla seks yaparsa o kadar uzun sürecek.

Sıkma tekniği eski ve geleneksel bir EB çözüm metodudur. Yeterince tahrik olduğunda, 15-20 saniye penis başını sıkın, baş parmağın frenulum da (baın penise bağlandığı lifli der), birinci ve ikinic parmaklarınızın penisin başında olsun. Bu hareket orgazmı erteler.

Yeni ve bence daha etkili bir yol dur-başla taktiği. Birinci adım: orgazmdan önce kendini nasıl hissettiğini görmesi için mastürbasyon yapar, sonra uyarmayı orgazm olmadan bırakır. Bunu sonunda kendini orgazm olmaya bırakmadan 4-5 kere tekrarlaması gerekir. Bu egzersizi kendi durma noktasını belirleyinceye kadar birkaç hafta tekrarlar. İkinci adım: bu sefer siz ona mastürbasyon yaparsınız ve o da nerede durup nerede başlayacağınızı söyler. Üçüncü adım: Aynısını tekrralarsınız ama bu sefer sizin içinizde. Yine, tahrik olmasına izin verin, sonra durun ve tekrar başlayın. 3-4 defa son noktaya ulaştığınızda orgazm olmasına izin verin. Dur-başlat’ın sırrı onun kendisini boşalmaktan alıkoymaya çalışmasından çok zevke ve duyguya odaklanmanızdadır.

Problem: Boşalması çok uzun sürüyor
Buna geç boşalma deniyor: yoğun ve uzatılmış birleşme ve orak sekse rağmen istediği zaman boşalamıyor. Esas olarak, erkekler Tanrı’nın çok özel bir hediye verdiğini düşünür. Ama heyecan dindikten sonra, hayal kırıklığına uğratıcı ve bazen de acı verici olur. Çoğu erkek aynı zamanda düşünülenin aksine kadınların üzerinde ters tepki oluşturduğunu anlar. Bu da zevkten çok endişeye neden olur.

Eylem planı: Antidepresan kullanıyor mu? Öyleyse, geciken orgazmların suçlusu o. Eğer çok yorgunsa ya da baskı altındaysa ve bunu ilk defa fark ediyorsanız, yorgunluğu muhtemelen bu duruma neden oluyor. Yaş da boşalma hızında etkilidir.

Adet olduğu gibi ilk adım tam bir tıbbi tetkikten geçmek olacak. Bazen prostat problemleri bu soruna neden olabilir, bu yüzden gidip kontrol ettirmenizde fayda var.

Orgazm olmak için ihtiyacı olan bir şeyi sizden istemekten çok mu utanıyor(anüsüne bir parmak sokmak gibi)? Onun her makul isteğini karşılayabileceğinizi açıkça belirtin. Mastürbasyon yaparak orgazma ulaşabilir mi? Eğer öyleyse muhtemelen tıbbi bir problem değil. Duyduğu zevke çok fazla odaklanıyor ya da sonuna kadar gitmekten korkuyor(belki de önceden yaşanmış bir hamilelik korkusu ya da sadakatsizlik nedeniyle) ya da ilişkinizde kontrol ya da güç konularında rahatsızlık hissediyor (kızgın veya kontrolü “elinde tutma” ihtiyacı hissediyor) olabilir.

Hassasiyet giderme teknikleri tek başına yapmaktansa, onu sizinle beraber boşalmaya alıştıracaktır. Başta bir odada mastürbasyona başlar, siz de bu arada kapı açık başka bir odadasınızdır. Daha sonra, siz aynı odanın ters tarafında ancak yüzünüz diğer yöne çevriliyken o mastürbasyona devam eder. Son olarak, kendini yavaş yavaş orgazma hazırlarken siz de karşısında uzanırsınız. Son olarak, o içeri girinceye kadar bebek adımları ve arkasında da ilişkiye girmenizle problem çözülecektir!

10 yatak odasi hilesi

Hiç “farklı cinsel ilişki” denediniz mi? Onun hassas noktalarına parmak uçlarınızla dokundunuz mu? Orgazm köprüsü kurdunuz mu? Benim ateşli her zaman geçerli seks sırlarımla yatak odasında iyi puanlar kazanın. Cinsel olarak yaratıcı olun Bu uyuyan kadın-uyanık ve dikleşmiş erkek sorununa her zaman hazır bir çözüm. Farklı yöntemlerle ilişki, aslında bir doğum kontrol yöntemi ve bekareti de korumayı sağlıyor. Bu yöntemde o penisini vajinanız yerine bacaklarınızın arasına sokuyor.Bu nazik, saldırgan olmayan bir
seks yöntemi ve iki tarafı da tatmin ediyor. Penisini uyluğun en üst kısmına yakın bir şekilde yerleştiriyor böylece, vajinal dudaklar, arasında kaydığından, uykulu bir kadın anında, uyanmış ve arzulayan kadına dönüşebilir!

Ateşi artırın
Tam orgazmdan önce partnerinize ateşli davranmak onu hayatının orgazmına yöneltecektir.

Pozisyonun önemli olduğunu unutmayın
Ellerinizi kullanmakta kendinize güvenmiyor ya da çok usta değil misiniz? Genellikle, kadınlar işleri zorlaştırmaya ve pozisyonları rahatsız ve doğal olmayan bir hale getirmeye çalışırlar. Sağ elinizi mi kullanıyorsunuz, yoksa solak mısınız? Hangi tarafınız en iyi? Çünkü hareket edebilirsiniz, unutmayın! Bunu büyük bir mesele haline getirmeye gerek yok. Sadece üzerine çıkın yada kucağı üzerinde bacaklarınızı açıp uzun, yavaş ve lezzetli bir öpücük verin ve size uygun öbür tarafa doğru kıvrılın. Klasik yanyana duruşunu bozmaktan çekinmeyin, O önünüzde ayakta dursun siz de yatağın kenarına oturun ya da o, siz sırt üstü uzanırken sizi havada bacaklarınız açıp kaldırsın.

Kaygan şeylerle uyuyun
Erkekler kendi 5 parmak selamlarını (mastürbasyon) yaparken, genellikle biraz kayganlık kullanırlar. Neden? Evet, kuru penis hassastır; nazik okşamaları sever, ancak elinizi yukarı aşağı kaydırmanız (standart erkek mastürbasyon tekniği) nemlendirilmediğinde erotik olacağına onu rahatsız eder. Tükürük her şeyden daha iyidir, ancak aklıllı kızlar bir tüp iyi kalite kayganlaştırıcı hazırlarlar. Biraz elinize sürmekten utanmayın, o minnettar kalacaktır. Çok kullanmayın, bu konuda cömert olmak sürtünmeyi ortadan kaldıracağından hiç kullanmamak kadar kötüdür.

Onu vibratörünüzle tanıştırın
Penisin girdiği seks sırasında klitoris üzerine bir çubuk vibratör tutmak paylaşılan bir orgazm yaşamanın en garantili ve etkili yoludur. Niye bir çok insan bunu yapmıyor? Çünkü bazıları “mekanik” bir şey karıştırmak istemiyor, ve bir çok erkek vibratörlerle kendini biraz tehdit altında hissediyor.

Körü kurun
Eğer amacınız beraber orgazm olmaksa, birçok seks terapistinin tavsiye ettiği tekniği kullanın. Amaç orgazmın hemen öncesinde klitoris uyarılmasını sağlamak ve son orgazm refleksleri için onun ileri geri hareketine başlaması. Bu etkili bir şekilde klitoral uyarılma ile cinsel ilişki arasında bir köprü oluşturuyor. ( vajnaya girmeden klitorisi uyarıyor, sonrasında ileri geri hareketi sizin asıl uyarılmanız oluyor.) Bazı araştırmalar gösteriyor ki, sadece penis girişi ile zirveye ulaşamayan kadınların yarısı tekniği düzenli kullanarak bu alışakanlığı kazandı, hem de önceden hazırlamadan!

Sürekli orgazm dürtüsü geliştirin
Beyninizin nörolojik olarak belli bir yoldan geçmesi ne kadar çok olursa, o kadar az zahmetle gerçekleşecektir. Gülümse, ya da dudaklarınızı yukarı doğru kıvırma, beyninizin mutlu olduğunuzu bilemsini sağlar ve sizi mutlu eden serotoninin salgılanması sağlanır. Aynı şey orgazmda da geçerli: beyniniz ne kadar çok orgazm olduğunuz sinyalinizi alırsa, orgazm cevabını o kadar hızlı verecektir. Orgazma uluşırken doğal olarak yaptığınız şeyler, ses çıkarma, hareket etme, üzerine odaklanın ve daha sonra abartın.

Saati durdurun
Kadınlar bana sürekli sorarlar, “Orgazma ulaşmak ne kadar zaman almalı?”. Bu bana “Bir parça ip ne kadar olmalıdır?” gibi bir şeyi sormaya benziyor.(üstelik, “-malı”dan da nefret ederim!) Eğer sadece bir adama bakarak diliniz sürçmeye başlıyorsa ve ilk defa elleri aşağıya gitmeye başladıysa, dışarıda bir geceden sonra hemen elbiselerinizi çıkarttıysanız, 2 dakikada orgazm olmanız gerekir. Eğer 10 yıllık partnerinizse ve yorgun ve stresli iseni, üstelik yan odada çocuklar uyuyorsa 2 saat alır. İstatistikler çok farklı şeyler söylüyor, çünkü bu tamamiyle şartlara bağlı bir şey. Bazıları bir kadının orgazma ulaşmasının ortalama 20 dakika aldığını söylüyor, bazıları 8 dakikalık doğrudan klitoris uyarılmasının sonuca ulaştıracağını söylüyor. Ben 8 ile 10 dakika arasında doğrudan dokunmanın yeterli olduğunu düşünüyorum ama tamamen değişkenlere bağlı.

Kullanım talimatı verin
Onun cinsel sistemi basittir. Noktaları birleştir oyunu gibi. Öte yandan, kadının cinsel sisteminin karışık olduğunu söylemek sadece matematikte iyi olduğunuz için roket mühendisi olabilirsiniz demek gibi bir şey! Eğer ona size nasıl dokunması gerektiğini söylemez ve göstermezseniz; yani ne zaman, nereye, ne kadar sert, ne kadar hızlı, ve ancak bu kadar detaylı olarak; ikiniz de bu işi o an orada bırakın. Gerçekten düşündüğünüz kadar utanç verici değil. Sadece biraz ağzınızı açın ve ona yaptığı şeyden hoşlandığınızı gösterin. Ya da ona bir kelimelik seksi emir verin, “Daha yumuşak”. Küçük adımlarla başlayın, başaracaksınız.

Onun güdülerini anlayın
Erkekler genellikle istendiklerini bilmek için seks yaparlar. Tamam, ancak merhamet duygusundan sonra bir eli gömleğinde bir eli eteğinizde olacak olduğunu kabul etmek zor. Ama doğru. Seks bir erkek için birincil verme şeklidir, onun hem duygusal hem de fiziksel olarak kabul edildiğini hissetme şeklidir. Çünkü bazı erkekler hala çok konuşkan ve kadınlar kadar duygularını söylerken rahat değiller. Seks onun aşkını gösterme ve size yakın hissetme yoludur. Gerçekten “seni seviyorum” demek isterse, seks önerebilir. Yani basitçe, onunla seks yapmayı reddettiğinizde, sadece seksi reddetmiyorsunuz. Yeni bir strateji geliştirin: hayır dediğinizde ne zaman seks istediğinizi söyleyin. Sadece sekse hayır dediğinizi açıkça belirtin, sarılıp okşanmaya ya da samimi bir sohbete değil
 

 CINSEL CAZIBENIN SIRLARIBazı kişilerden etkileniyor olmamızın sosyolojik ve psikolojik pek çok nedeni var. Sizin için, aşık olmamızın ardında yatan gerçekleri araştırdık.Kimi erkeklere karşı heyecan duyarken, çekici oldukları halde kimilerine karşı neden bir şey hissetmeyiz? Ya da neden hayatımızın bazı dönemlerinde platonik aşkların etkisinde kalırız? Hislerimiz sanıldığı gibi, rastgele güçlerin etkisinde şekillenmiyor. Why We Love (Neden Aşık Oluruz?) isimli kitabın yazarı Helen Fisher'a göre aşık olmamızın nedeni; büyülü bir formülle değil, ancak sosyolojik ve psikolojik nedenlerle açıklanabilir. Bireyin çocukken yaşadığı deneyimler ve sahip olduğu biyolojik özellikleri de ilişki kurarken kendisini etkileyen ve yönlendiren önemli faktörlerdendir. Sizin için hazırladığımız yazıyı okuyarak, aşık olmamızın ve erkeklerden hoşlanmamızın gizemli nedenlerini keşfedebilirsiniz.

Anlık Çekimi Anlayabilmek
Sahip olduğumuz genler doğrultusunda, geniş omuzlar, simetrik bir yüz gibi belirli fiziksel özellikleri beğenmek üzere programlanmışızdır. Bununla beraber kimi tercihler özneldir: Örneğin, kimi kadınlar uzun boylu erkeklerden hoşlanırken, kimisi sportmen görünüşlü erkekleri tercih eder.
Ending The Sex Wars (Karşı Cinsle Savaşın Sonu) isimli kitabın yazarı Morley Glicken, seksüel duyguları hissetmeye başladığımız çocukluk ya da ilk gençlik yıllarında, karşı cinsten hoşlanma tercihlerimizi oluşturduğumuzu ve bu sayede kişisel özelliklerimizden birini kazandığımızı söylüyor. Bir başka güçlü teori ise pek çok kadının kendisine benzeyen bir erkek arayışında olduğudur. Yazar Helen Fisher, "İnsanlar, etnik ve sosyo-ekonomik durumlarıyla aldıkları eğitim doğrultusunda, kendilerine benzeyen bir partner bulma eğilimi taşır" diyor.

Heyecan Samimiyeti Artırır
Yeni tanışılan karşı cinsle flört ederken ya da bir buluşma öncesinde yoğun bir heyecan duygusuna kapılmak hatta bu yüzden mide kramplarına maruz kalmak oldukça normaldir. Araştırmacılar, birinden hoşlandığımızda ve bu tanışıklığı bir sonraki aşamaya geçirmek istediğimizde, hissedilen duyguların yoğunluğu yüzünden bu duruma düştüğümüzden söz ediyor. Psikolog Eli Finkel'a göre tanışıklığın başarılı bir ilişkiye dönüşme ihtimalinin yüksek oluşu, cesaret verici davranış tarzlarının artışına bağlıdır. "Onunla bir bağ kurmaya çalışmak ve sonrasında beraber bir ilişkiye başlamak konusunda kendinizi motive eder ve onun da sizinkine benzer bir arzu taşımasını dilersiniz" diyen Finkel, birinden hoşlandığımızda, onun bize karşı neler hissettiğini bilmek isteyişimizin, stres faktörünü doğurduğunun ve bu yüzden gerginleştiğimizin altını çiziyor.

Ailenin Etkisi
Burada söz konusu olan annizin size uygun bulduğu kişileri tanıştırma çabaları değil. Bireyin pek çok özelliği aile ortamında şekillenir. Glicken'a göre; kendine eş arayan birinin ailesindeki karşı cinsin özelliklerini aramasının en güçlü nedeni budur. Aileden kazanılan deneyimler sonrasında birey, kendisi için doğru yolu daha kolay bulur. Örneğin babası tarafından ihmal edilen bir kadın, yetişkinliğe adım attığında kendisini taparcasına seven bir erkekle ilişki kurmayı tercih eder.

Kokunun Gücü
Bilimadamları, insanların da hayvanlar gibi koku alma duyuları doğrultusunda kendilerine eş bulma eğiliminde olduğunu kanıtlıyor. Bir erkeği çekici bulduğunuzda, bunun nedeninin kimyasal gerçekler olduğunu göz ardı etmemelisiniz.
The Scent of Eros (Eros'un Kokusu) isimli kitabın yazarı James Kohl, "Feromonlar, sizi harekete geçiren ve karşı cinse karşı reprodüktif (üretken) potansiyeliniz olduğununun işaretini gönderen kimyasallardır" diyor. İlginç olan şudur; eğer bir erkeğin feromonları sizinkine benzerlik gösteriyorsa ona karşı olan ilginizi kaybeder ve vakit geçirmeden farklı feromonlar taşıyan bir başkasına yönelirsiniz.

Yavaş Gelişen Aşkın Bilimi
İyi bir arkadaşlık ilişkisi yıllar geçtikten sonra bir başka ilişki şekline dönüşebilir.
The Secret Psychology of How We Fall In Love (Aşkın Gizli Psikolojisi) isimli kitabın yazarı Paul Dobransky "Sadece bir arkadaşlık ilişkisi için bile fiziksel bir çekim hissedilmesi zorunludur. Güzel bir arkadaşlığın aşka dönüşmesi sadece zamanlamayla ilgilidir" diyor.
Erkek arkadaşınızla sevgili olma ihtimaliniz farklı koşullara bağlıdır. Kariyerinde yapacağı ani bir değişiklik ya da hayat şeklini değiştirme kararı alması, sizin, onda daha önce görmediğiniz bir yönünü keşfetmenize neden olabilir. Erkekler, bir aile ferdinin ölümü, ciddi bir ayrılık deneyimi ya da yakın bir arkadaşın evlenmesi gibi ciddi olayları yaşadıktan sonra olgunlaşarak uzun sürecek bir ilişki arayışına girmektedirler.
Fisher'a göre, bir insanın yeni bir özelliğini keşfetmek bizi aşka sürükleyen en önemli etkenlerdendir.

Zıt Kutuplar Neden Birbirlerini Çeker?
Uzmanlar, çoğu zaman en az kendiniz kadar çekici biriyle birlikte olmak isteyeceğinizi söylüyor. Fisher, genellikle kusurlarımızı kapatıp iyi yönlerimizi ortaya çıkaran kişilerden hoşlandığımızın altını çiziyor. Yani utangaç biriyseniz dışarı çıkmayı seven ve sosyalleşmenize yardımcı olan biriyle olmak istersiniz
 

SEKSI ASKA TERCIH EDERMISINIZ

Sizden bir seçim yapmanızı istesek aşkı mı yoksa seksi mi seçerdiniz? Sizin için hangisi olmazsa olmaz.Bunun cevabını bulmak çok da zor olmamalı.Bu soruya karşı yanıtımız hiç dolambaçsız; "seks" olurdu. Aşk cevabını verenler belki bize çok kızacaklar hatta bizi bir hayli eleştirecekler ancak bilim adamlarının araştırmalarından çıkan sonuçlar ve haber kaynaklarının elde ettikleri bilgiler de bu düşünceyi doğrular nitelikle. Sunday Times'ta çıkan bir haber, kadınların erkeklere duyduğu aşkın ömrünün üç yıl olduğunu gösteriyor. Bu habere

göre, kadın bir erkeğe ancak üç yıl boyunca aşık kalabiliyor. Çünkü beynin aşk duygusunu sağlamak için salgıladığı kimyasallar bu zaman içerisinde henüz aktif. Daha sonra, poliklinik bir yapıya dönüşerek yeni bir aşk için çevreye bakınmaya başlıyor. Aynı şekilde Antropolog Helen Fisher'a göre, kadın dört yıl içinde erkeğe duyduğu aşkı yok edebilecek türde bir genetik yapıya sahip. Kısacası kadın aşkı sürdüğü sürece eşine sadık kalabiliyor; erkek ise fırsat bulduğunda hemen eşini aldatmaya hazır. Ne de olsa her seferinde erkeğin ortaya saçacağı 200 milyon spermi, kadının ise en iyi sperm veya spermler tarafından döllenebilecek tek bir yumurtası var doğaya göre. Aşkta hep istekler, değerlendirmeler ve seçimler varken, sekste böyle bir şey söz konusu değil. Bir yumurta 200 milyon spermi o kadar detaylı değerlendirmelerden geçiriyor ki bu durumda spermin yapacak başka bir şeyi, seçme şansı kalmıyor ve daha fazla yumurtanın peşine düşüyor.

Aşk ve seks arasındaki bağlantı

Aşık olanın gözü hiçbir şey görmez, "İki gönül bir olursa samanlık seyran olur" sözleri artık eskilerde kalmış durumda. Günümüzün kapitalist, yarışmacı ve acımasız hayat şartları içerisinde aşk sözlerinin yerini artık para, karizma, araba, sahip olma, maddi hırslar gibi kavramlar almış durumda. Buna karşın cinsellik nesneden yoksundur. Sekste iki kişi arasındaki etkileşim, hisler vardır. Burada beyin kimyası, dürtüler ve biyokimyasal reaksiyonlar devreye girer. Karşınızdaki kişiden hoşlanıyor ve onu mutlu etmek istiyorsunuzdur bu kadar basit. Aşk bencilce her şeyin hep kendisinin olmasını ister. Bir kişiyi sevdiğimizde hepimiz onu sahiplenmek istemez miyiz? 'Sadece bana bakmalısın?', 'Beni seviyorsun değil mi?', 'Bak hayatında başka biri olmadığı konusunda doğru söylüyorsun değil mi?' sözleriyle karşımızdakini bir cendere içerisine sokarız. Sekste ise bu sözlerin yerini 'Mutlu oldun mu? Ne kadar haz aldın?', 'Karşımdakine daha fazla zevk vermek için ne yapmalıyım?', 'Acaba daha iyi olabilir miydi?' şeklindeki sözler alır. Seks iki kişiyi özgürleştirir, karşılıklı yeni arayışlara doğru yönlendirir. Karşınızdakini düşünür ve yeterli derecede haz verebilmek için arayışlar içerisine girersiniz.

Aşksız seks

Çoğu kişi aşk olmadan seks olabileceğini savunur ancak bunun tersini hiç düşündünüz mü? Peki seks olmadan hiç aşk var olabilir mi? Yaradılışsal özelliğinden dolayı insanların her zaman tinsel istekleri vardır. Bu arzularının başında ise haz almak gelir. Haz alamadığı takdirde mutsuz olur ve böylelikle çevresine de mutluluk veremez. Doğada fizyolojik ihtiyaçlarını doğuramayan hiçbir canlı var olamaz. Sekste bir fizyolojik ihtiyaç olduğu için insanoğlu yaşamını sürdürebilmesi ve mutlu olabilmesi için buna ihtiyaç duyar. Bu kaçınılmaz bir doğa yasasıdır. "Aşk mı, seks mi?" sorusunu sorarken, "Hangisi diğerini kapsar?" sorusunu da mutlaka sormamız gerekli. Cinsel çekim olmadan aşık olan insanlar çok az da olsa vardır, fakat ilk bakışta aşktan, zaman içinde gelişen aşka kadar hepsi cinsel çekim öğesi içerir. Cinsel çekimin olmadığı bir ilişkide aşkın veya sevginin gelişebileceği ise kuşkulu. Daha önce bahsettiğimiz gibi evliliklerde ve uzun süreli birlikteliklerde cinsellik ve cinsel çekim azalarak bitiyor; yerini alışkanlık ve uzlaşma alıyor. Eğer iki kişi arasında dostluk ve arkadaşlık, anlaşma yeteri kadar gelişmişse o zaman bu ilişki uzun süreli bir sevgiye dönüşüyor ve devam ediyor. Cinselliğin olmadığı veya erkekte ya da kadında cinsel tatminin olmadığı bir evlilikte ilk aşk ne kadar güçlü olursa olsun bunun sürmesi mümkün değil. Örneğin kadının orgazm olmadığı bir ilişkide veya kadının vajinismus nedeniyle erkekle ilişki kuramadığı bir ilişkide cinselliğin ve aşkın, sevginin sürdürülmesi oldukça zor, üstelik günümüzün materyelist ve hedonist (hazza düşkün) toplumlarında bu daha da güç.

CINSEL SORUN NE DEMEK

Kadınlarda cinsel soğukluk, orgazm olamama ve vajinusmus en çok görülen sorunlar arasındadır. Eğer bir kadın uyarılmada zorluk çekiyor ya da partneriyle cinsel ilişkide yeterli performans gösteremiyorsa, ortada ele alınması gereken gerçek bir sorun var demektir.Bazı cinsel fonksiyon bozukluklarının sebepleri arasında toplum baskısı, katı yetiştirilme, ilişki sırasında erkeğim tatmin edememe korkusu, eksik bilgilendirilmiş olma, partnerle iletişimsizlik gibi sebepler sayılabilir. Öncelikle eşle iletişim kurmaya

çalışılmalıdır. Cinsel fonksiyon bozukluğu vakalarının çoğunun tedavisi mümkündür. Ancak ilk adım, bir sorun olduğunu kabul etmek ve bir uzmandan yardım istemektir. Diyabet, kalp hastalığı, nörolojik bozukluklar, pelvis ameliyatları ve travması, ilaç yan etkileri, böbrek ya da karaciğer yetersizliği gibi kronik hastalıklar, hormonal dengesizlikler, alkolizm, yoğun sigara kullanımı, işle ilgili stres ya da kaygılar, evlilikte geçimsizlik, cinsel yönelimle ilgili çelişkiler, depresyon ya da daha önce geçirilmiş travmatik cinsel deneyimler cinsel isteksizliğe sebep olabilir. Cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisinde erkekler için cerrahi müdahalenin daha sıkça yapılabilmesine karşın kadınlarda sorunun daha çok psikolojik kaynaklı olduğu görülmektedir.

Cinsel isteksizlik

Sorunlar arasında sıkça görülenlerindendir. İsteksizlik cinsel birleşmeye, partneri istememeye ya da pozisyona karşı olabilir. Özellikle partner istekli davranmaya başladığında isteksizlik daha da artar. Kadınlarda pasif direnme ve iğrenme şeklinde ortaya çıkabilir.

Eşiyle arasındaki fazla yaş farkı, gebe kalma korkusu, yanlış eğitim, cinsel hastalıklar (rahim iltihabı, rahimde tümör vs.) ve doğum sırasında meydana gelen yaralanmalar, kadınların cinsel ilişkiden kaçmalarına ya da soğuk davranmalarına sebep olabilir. Ayrıca doğum, ameliyat, kanser, sürekli diyet yapma, aşırı kilo kaybı gibi vücut direncim düşüren hastalık ve durumlarda da geçici ya da sürekli olarak cinsel istek kaybı ortaya çıkabilir.

Eşlerin, tek taraflı isteksizlikler karşısında son derece anlayışlı olmaları ve zorlayıcı olmamaları gerekmektedir. Öncelikle eşlerin birbirleriyle konuşarak iletişim kurmaları gerekir. Klinik başvurularda kadınların cinsel isteksizlik konusunda erkeklerden daha fazla olduğu saptanmıştır.

Cinsel isteksizlikle ilgili olarak, göz ardı edilmemesi gereken bir nokta vardır. İnsanlar birbirlerinden farklı derecelerde cinsel istek gösterebilirler. Bu farklılık doğuştan kazanılmış özelliklerdendir. Bu nedenle bazılarının cinsel istek ve kapasiteleri çok yüksek iken, bazıları yaşam boyunca çok az cinsel ilgi gösterebilirler. Cinsel isteğin diğer partnere göre daha az olması cinsel isteksizlik olarak değerlendirilmemelidir.

Cinsel sorunları olan insanlar, sorunu oluruna bırakmanın dışında, çeşitli tedavi yollarına başvurabilirler. Bunlar ilaç, psikolojik ve tıbbi danışma, daha yoğun, ve sistemli psikoterapi, kadın ve erkeklerin topluca cinsel sorunları bütün boyutlarıyla araştırdıkları tartışma gruplarıdır. İlaç, cinsel sorunlarda bugün bile en çok kullanılan tedavi yöntemidir. Hekimler, iktidarsızlık ya da orgazm güçlüğü gibi cinsel sorunları olan insanlara endişe ve korku duygularım yenebilmeleri için bazı ilaçlar vermekte ya da cinsel tepkileri olumsuz yönden etkileyen depresyon durumlarına karşı antidepresanlar önermektedir, ilacın, yüzde 95 ruhsal nedenlerden kaynaklanan soğukluk ve güçsüzlük gibi sorunlara iyi geldiği konusunda bugüne kadar hiçbir tıbbi kanıt elde edilmiş değildir.

Ancak, cinsel tepkiyi etkileyen alkolizm gibi fiziksel bir rahatsızlık varsa, o zaman olumlu bir etki yapabilirler. Çoğu insan, ilk aşırı heyecan ve korkularım, ilaç yerine bir-iki kadeh içki alarak veya tanışma dönemini biraz uzatarak yenme yoluna gitmektedir ki, bu daha akla yakın bir yöntemdir.

Psikoterapi ise bazı insanların cinsel sorunların ve bunların temelinde yatan kişisel deneyleri anlamalarım ve bu şekilde bu insanların kendi kendilerine yardımcı olmalarını sağlar. Ancak, psikoterapinin sonuçları uzun bir dönemde alındığı için bazı hastalarca kuşkuyla karşılanmaktadır.

Sorunlara psikolojik yaklaşımlar

Psikolojik danışma, psikoterapinin daha az sistematik olan bir biçimidir ve onun gibi, insanların kendi sorunlarının kaynağına inmelerini sağlayabilir, insanın cinsel sorunlarını analiz etmesi, her zaman bu sorunları çözdüğü anlamına gelmeyebilir. Sorunlar esas olarak cinsel ilişki içinde çözümlenir. Bütün insan davranışlarının öğrenilmiş, sonradan edinilmiş davranışlar olduğu ve tıpkı öğrenildikleri gibi "unutulup" bir yana da atılabilecekleri varsayılmaktadır. istenilmeyen bir davranış, örneğin kadında nemlenme ya da orgazm eksikliği, tıpkı boyun ya da bel tutulmasının fizyoterapi yoluyla giderilmesi gibi giderilecek ve yerini daha doyurucu, istenilen bir davranışa bırakacaktır. Bu tür terapi, esas olarak, genellikle iki-üç haftalık bir programdan oluşmaktadır. Bu programda, terapist, hastanın bir eşte ağır ağır gelişen, yumuşak, zorlamadan kaçınan ama belli aşamalardan sırayla geçen bir cinsel ilişki kurmasını sağlamaktadır. Erken boşalma ile ilgili egzersiz, bu programın en çok uygulanan örneğidir. Terapist, bu uygulama sırasında terapiye katılan eşin, hastanın doğal, her zamanki eşi olmasını yeğlemektedir: bu, egzersizlerin daha doğal bir hava içinde geçmesini sağlayacaktır. Ama bu mümkün olmadığında, "vekil tedavisi" yöntemi uygulanmaktadır. Burada, eşin yerini tutan bir "vekil", cinsel eş olarak hastayla fiziksel birleşmeye kadar varan bir programa katılmaktadır

DOGUM KONTROLUNDE SECIM ONEMLI

Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar ve düşükler, anne ve bebek sağlığını ciddi olarak tehdit eder. Bu nedenle aile planlaması hem anne, hem de bebek sağlığına zarar vermeyecek uygun doğum kontrol yöntemleriyle yapılmalıdır. Kişi için ideal bir korunma yöntemiyle istenmeyen gebelikler, kişinin sağlığına zarar vermeden engellenebilir. Doktorunuzun önerisiyle sizin için en uygun olabilecek yöntemi seçmeli ve benimsemelisiniz. Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan Dr. Cem Çıtlak, korunma yöntemleri ile ilgili şunlar söylüyor:"Korunma yöntemi seçimi son derece önemlidir. İstenmeyen gebeliklerle karşılaşmamak için kişiler her zaman kendileri için uygun olan yöntemi seçmelidir. Kontrol yöntemlerinin başarılı olabilmesi kullanan kişinin yaşam biçimine ve kişiliğine uygun olması ile ilgilidir. Kadının yaşı, eğitimi, cinsel aktivite durumu, genel sağlık durumu, gelecekteki çocuk isteği ihtimali ve sosyal statüsü gibi etkenler, kontrol yönteminin seçiminde rol oynar.” İdeal korunma yöntemlerini sıralayan Çıtlak, rahim içi araç, kombine doğum kontrol hapları, hormon enjeksiyonları, norplantlar (Hormon İmplantları), cerrahi sterlizasyon (Ameliyatla Kısırlaştırma), prezervatif gibi artık büyük bir çoğunluğun haberdar olduğu yöntemlerin yanı sıra teknolojinin ilerlemesiyle birlikte alternatif doğum kontrol yöntemlerinin de varlığından bahsediyor.
Dr. Cem Çıtlak, doğum kontrol yöntemleri hakkındaki bilgi ve yorumlarını da şöyle aktarıyor:

· "Rahim İçi Araç ( Spiral )
Günümüzde plastikten yapılmış, bakır ilaveli rahim içi araçlar en ideal olan ve en çok kullanılanlardır. Bunların dışında aktif vaginal enfeksiyonu olanlara uygulanmaması gereken progesteron hormonu ilaveli rahim içi araçlar da vardır. Adet kanamasının hemen sonrasında veya kadın gebe olmadığından kesin eminse herhangi bir günde doktor tarafından rahime uygulanır.İdeal koruyuculuk süresi, bakırlı olanlarda beş yıl, hormonlu olanlarda bir yıl olan rahim içi araç kullanan kadınların mutlaka yıllık doktor muayenesinden geçiyor olması gerekir. Hiç doğurmamış olanlar ve çok eşliler için fazla önerilmeyen rahim içi araca bağlı olarak kadınlarda;
1. Aşırı adet kanamaları
2. Ara kanamalar
3. Kasık ağrıları görülebilir.
4. Progesteron hormonu içeren rahim içi araçların, standart olanlara üstünlüğü kanama problemlerine yol açmamasıdır.

· Kombine Doğum Kontrol Hapları
Günümüzde gelişmiş ülkelerde en sık kullanılan, östrojen ve progestoron hormonu içeren, etkin ve güvenilir yöntem olan doğum kontrol hapları seçilmeden önce kadın genel bir jinekolojik değerlendirmeden geçmeli, PAP smear'i yapılmalı ve uygun ilaç doktor tarafından önerilmelidir. Hapa adetin ilk günü başlanır ve 21 gün süreyle ara vermeden günde bir tablet alınır, 7 günlük arayı takiben tekrar hapa başlanır. Kadın ara verdiği 7 günlük dönemde adet görür. Kadın ilacı korunmayı düşündüğü süre boyunca 21 gün ilaç, 7 gün ara şeklinde kullanır. İlaç kullanılırken en önemli olay günlük tabletleri unutmamaktır çünkü unutulduğunda koruyuculuk etkinliği azalır. İlaç bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın ilaç öncesi doğurganlık kapasitesine ulaşır. Sigara içen 35 yaş üstü kadınların kullanması pek tavsiye edilmez.


· Hormon Enjeksiyonları
Aylık ve üç aylık enjeksiyon olarak uygulanır. Aylık iğneler 28 günde bir uygulanır ve östrojen ve progesteron hormonu içerir. İlaç kullanımının ilk aylarında düzensiz kanamalarla karşılaşılabilinir. Etkileri kombine doğum kontrol haplarına benzer, günlük hap alımını unutabilecek olanlara önerilir. Üç aylık iğneler sırf progesteron hormonu içerir. Kullanımları esnasında adet düzensizlikleri ve tamamen adetten kesilme gibi şikayetler görülebilir. Bu ilaç daha çok emziren anneler için uygun bir seçenektir. Her iki ilaç da bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın normal doğurganlık kapasitesine ulaşır.

· Norplantlar ( Hormon İmplantları )
Lokal anasteziyle kolun iç yüzüne yerlştirilen ve prgesteron hormonu salan kapsüllerdir. Ara kanamaları ve adetten tamamen kesilme görülebilir. Etkinlik süreleri beş yıldır. Çıkartılmaları için de cerrahi müdahale gereklidir.

· Cerrahi Sterlizasyon (Ameliyatla Kısırlaştırma)
Cerrahi kısırlaştırma hem erkek, hem de kadın için uygulanan ancak geri dönüşümsüz olarak kabul edilmesi gereken bir yöntemdir. Çocuk sayısını tamamlamış olan ve ileriki hayatında kesinlikle çocuk düşünmeyen kişiler için uygun olan bir yöntemdir. Kadınlar için uygulanan yöntem tubal sterlizasyon (tüplerin bağlanması), erkekler için ise vasektomi (üreme kanalının bağlanması) ‘dır.

· Prezervatif
Erkekler için, günümüzde mevcut tek geri dönüşümü mümkün olan yöntem. Doğum kontroluna ilave olarak cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyucu etkisi de vardır. Her ilişki sonrasında prezervatifin yırtık yönünden kontrol edilmesi önemlidir.

· Persona digital kontrol
Bilinen tüm doğum kontrol yöntemlerinde vücuda yerleştirilen bir araçtan, ilaçtan, cerrahi müdahalelerden bahsettik. Persona, vücuda içeriden veya dışarıdan bir ilaç alınmadan ya da herhangi bir madde kullanılmadan çözüm sunan ve bu özelliği ile “dünyanın en doğal doğum kontrol yöntemi” olarak tanımlanan doğum kontrol yöntemidir. Prezervatif, rahimiçi araç ve doğum kontrol haplarını kullanmadan sadece stick’lerinin üzerinde idrar testi yaparak sonuca ulaşır.
Normal Laboratuarların yaptığı doğum kontrol için çok önemli olan iki hormonu (LH ve Östrojen) günlük idrar testleri ile ölçebilen Persona, laboratuarda yapılan testlerle % 99,7 oranında benzeşir. Tehlikeli gündeyseniz kırmızı, serbest gündeyseniz yeşil ışık yakarak şüpheye yer bırakmadan “konforlu bir cinsel hayat” olanağı sağlar. 35 yaş üzeri ve sigara kullanan kadınların doğum kontrol haplarını kullanmaları sakıncalı. Bu noktada da persona önemli bir yer teşkil ediyor.

 HEDEF SAGLIKLI SEKS

Prezervatif kullanmanız, seksle ilgili başınıza gelebilecek bütün hastalıklardan korunabileceğiniz anlamına gelmiyor. Uçuklar, enfeksiyonlar ve daha pek çok hastalıktan korunmak için önerilerimize kulak verin.Uçukları Kontrol Edin Genellikle uçuklara sebep olan virüsle (HSV-1), genital enfeksiyonlara yol açan virüs (HSV-2) birbiriyle bağlantılıdır. Yani ağzında uçuğu olan bir erkeğin size oral seks yapması, sizde de uçuklar çıkmasına sebep olabilir. Jinekolog Nigel Scott, genital enfeksiyonlara sahip kişilerin yüzde 60'ının bu yolla enfeksiyon kaptığını söylüyor. Uçuk, tende belirdiği andan, tamamen temizlenip yok olduğu ana kadar bulaşıcıdır. Yani partneriniz ilk acıyı ya da kaşıntıyı kendinde hissettiği anda oral seksten kaçınmalı ve hemen medikal tedaviye başlamalı. Ayrıca partneriniz bu tedaviye ek olarak vücudu içten de güçlendirmek için bolca brokoli yemeli. Ohio Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin son araştırmalarında, brokolinin içeriğindeki maddelerin uçuk virüslerinin çoğalmasını engellediği ve sonrasında uçuk çıkmasını önlediği belgelenmiş. Yine de uçuk enfeksiyonu kaparsanız paniklemeyin. Her virüs türünün etkisi, en çok görüldüğü yerde en şiddetli biçimde hissedilir. Yani eğer oral yolla genital bölgenize bir enfeksiyon bulaşırsa belirtiler bu bölgede ilk anda acı verici olacak ama korkmayın, tedaviden sonra etkisini kaybedecektir.

Balayı Sistiti
Seksten sonra ortaya çıkan idrar yolları enfeksiyonlarına, doktorların verdikleri isim bu. Balayı sistiti tanım olarak bir üriner sistem enfeksiyonudur. Cinsel yaşamın başlamasıyla ve uzayan ilişki süreleri ile birlikte vajinanın hemen önünde ona bitişik olarak yer alan dış idrar yolunun tahriş olmasıyla ortaya çıkar. Cinsel ilişki sırasında bölgede var olan bakteriler, idrar kanalına doğru itilir, bu sırada ilişki ile zaten tahriş olan idrar kanalı da bakterilerin kolayca yerleşip üreyebilecekleri uygun ortamı hazırlar. İdrar kanalı içine yerleşip üreyen bakteriler, bir-iki gün içinde hastalık semptomlarının ortaya çıkmasına neden olur. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, balayı sistiti bir mesane (idrar torbası) kökenli sistitten çok, idrar kanalı orijinli bir hastalıktır. Seksten önce ve sonra tuvalete giderek, genital bölgenizi önden arkaya doğru silerek riskleri azaltabilirsiniz.

Güneşli Aylarda Sekse Dikkat!
Uzmanlar güneşli aylarda seksin, genital siğillere yol açan HPV virüsüne yakalanma riskini iki kat artırdığını söylüyor. UV ışınları, bu virüsle savaşan hücreleri etkisiz hale getiriyor. Prezervatif, HPV virüslerine karşı koruma sağlıyor ama yeni araştırmalara göre bu korunma oranı ancak yüzde 70'te kalıyor. Kadın kondomları ise çok daha geniş bir alanı kapladıkları için daha etkili bir koruma sağlıyorlar. İngiliz Kanser Araştırma Merkezi'nden Dr. Anne Szarewski bunun sebebini virüsün sadece peniste değil genital bölgenin tüm çevresinde yaşayabilmesiyle açıklıyor. Lezyonun üzerine uygulanan kremler ve ilaçlar çözüm olabilir. Bunlarla başarılı olunamadığı taktirde, yakma ya da dondurma yöntemleriyle öncelikle lezyonlar tedavi ediliyor. Lezyonların yok edilmesi, bu virüsün vücuttan tamamen atıldığı anlamına gelmiyor. Bu virüs lezyon yapmasa bile gidip rahim ağzı hücrelerine yerleşip orada değişikliğe yol açabiliyor.

Suda Mikroplar Daha Çabuk Hücum Eder
Amerika'da yapılan son araştırmalara göre ortalama kalitedeki bir spa banyosundan alınan bir kaşık suda bile iki milyon bakteri bulunuyor. Eğer bu tip yerlerde seks yapmaktan hoşlanıyorsanız cilt ve idrar yolu enfeksiyonlarına yakalanabilirsiniz. Aynı zamanda suda seks doğal kayganlaştırıcı salgılarınızı etkisiz hale getirdiği için bu mikropların vajina ağzından içeri girmesine yol açan küçük yırtıklar oluşmasına sebep olur. "Sulu, köpüklü, kokulu bir akıntıya sebep olan, vajina iltihabı denilen bir enfeksiyon da jakuzi kullanımıyla alakalıdır" diyor Kadın Doğum Uzmanı Patrick French. Bu bakteri, vücudunuzda doğal olarak yaşar ancak temiz olmayan su, vajinanızın doğal ortamına karıştığında aktif hale geçer. Ne yazık ki bu riskleri azaltmanın bir yolu yok, kuru yerlerde seks yapmak dışında.

Epilasyon Meselesi
Eğer jiletle epilasyon yapmaya karar verirseniz, sevgilinizin jiletini kesinlikle kullanmayın. Mikroplar, jiletin üstündeki kan zerrelerinde yaşayabilirler ve kullanım sırasında yanlışlıkla kendinizi keserseniz bu mikroplar size geçebilir. Aslında, ikiniz arasında o kadar çok mikrop geçişi olabilir ki bu durum prezervatifsiz seks yapmak kadar riskli sayılabilir. Örneğin karaciğer bozukluğuna yol açabilen ve can sıkıcı bir hastalık olan Hepatit B ve C önemli bir risktir. Profesyonel bir epilasyon merkezine gitmek çok daha doğru bir seçim olacaktır. Ama o zaman bile yapılan işlemi dikkatli izlemeniz gerekiyor. Her seferinde yeni bir spatula kullanılmıyorsa önceki müşterilerden gelen mikroplara maruz kalabilirsiniz.

G-string'i Sadece Göz Zevkiniz İçin Kullanın
Jinekolog Dr. Jill Maura Rabin, G-string tipi iç çamaşırlarını "kalın bağırsak ucu ile idrar yolları arasında bakteri taşıyan metro vagonları" olarak nitelendiriyor. Hiç şüphe yok ki çoğu uzman, G-string'lerin sistit gibi enfeksiyon risklerini artırdığına inanıyor. Teninize direkt temas eden G-string'ler, cinsel birleşme sırasında vajinanızı kayganlaştıran bezleri tahriş edebilir ve bu da kist ya da apseye yol açabilir. Yani bu iç çamaşırlarınızı yatak odanızda tutun ve giydiğinizde üzerinize tam oturduğundan emin olun. Rahatsız bir G-string'in tahriş edip bakteri transferine ya da iltihaba yol açma riski daha fazladır. Eğer kist ortaya çıkarsa (vajina dudaklarında oluşan bir yumru), semptomları azaltmak için ılık suyla yıkayın. Acı vermeye başlarsa, bir apse oluşumu başlamış demektir, hemen jinekoloğunuza görünün

Oral Kontraseptif Haplar
Ağız Yolu İle Alınan Kontraseptif Haplar

Ertesi Gün Hapı

Bu doğum kontrol yöntemi değildir. Korunmasız cinsel ilişkiden sonra, sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen gebeliklerin, implantasyondan önce önlenmesidir. Tecavüz gibi zorunlu durumlarda başvurulabilen bu haplar, doğum kontrol hapı paketinden çıkarılarak verilmelidir.

Kadın son 72 saat içinde hiçbir korunma uygulamaksızın cinsel ilişkide bulunmuş ise kombine doğum kontrol haplarından içinde 50 mcg etinilöstradiol bulunanlardan iki adet 30 mcg etinilöstradiol olanlardan 3 adet alır. 12 saat sonra aynı doz tekrarlanır. Amaç rahim içi tabakasının yerleşme için elverişsiz hale getirmektir. Mide bulantısı olabileceği bilinmelidir. Kullanıcı 6 hafta içinde adet görmezse gebeliğin araştırılması gerektiği bilinmelidir.

Kombine Oral Kontraseptif Haplar

Bu haplar çok güvenilir bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilmektedir. İçlerinde Östrogen ve progesteron hormonları bulunmaktadır. Östrogen hormonu yumurtlamayı önler ve döllenmiş yumurtanın gelişmesini ve rahim içine yerleşmesini engeller. Progesteron ise spermlerin rahim ağzından geçişlerini engellemektedir.


 
Öneriler

Yakında evlenecek bir kişi merkezimize başvurduğunda aile planlaması konusunda kendisi ve bizim tarafımızdan oral kontraseptif kullanılmasına karar verilirse; evlenmeden 1 ay evvel hap almaya başlaması gerektiğini bildiriyoruz.

 
Yanlis Yorum Dogru Yorum
Bebek sahibi olmadan dogum kontrol hapi kullanilmaz! Kadin hapi biraktiktan sonra yumurtaliklari normal çalismaya devam eder. Eger gebe kalamiyorsa baska sebep aranmalidir.

 
Hap kanser yapar! Yapilan bilimsel çalismalar, dogum kontrol haplarinin kanser yapma riski olmadigini göstermislerdir. Gerçekte yumurtalik ve rahim kanserlerine karsi koruyucu etkisi vardir.

 
Dogum kontrol haplarinin yararlari :

 
  • Gebelikleri önlemeleri yani sira;üreme organlarindaki iltihaplari önleyici, rahim ve yumurtalik kanserinden koruyucu yararlari vardir.
  • Adet agrilarini ve kanama miktarini azaltir. Adetleri düzenler, böylece kansizligin olusmasini engeller.
  • Geri dönüsü kolaydir. Kadinlar gebeligi önleyici haplari birakir birakmaz gebe kalabilirler.
  • Hiç gebe kalmamis kadinlar da gebeligi önleyici haplar kullanabilir, haplarin dogurganlik üzerine olumsuz etkileri yoktur.

Nasil kullanilir ?

Kadin adetinin 1.günü her gün ayni saatte bir adet içerek baslar. 21 adetlik paket bittiginde 7 gün ara verilir. Bu 7 gün içinde adet görmeseniz bile 8.gün 2. Pakete baslamalisiniz ve hekiminize bu durumda mutlaka danismalisiniz. Eger bir hap unutursaniz hatirladiginiz anda o hapi içiniz. O günkü hapi ise saatinde aliniz. Eger iki hap içmeyi unutursaniz iki gün üst üste ikiser hap içiniz. Geride kalan haplarinizi düzenli devam edin. O ay paketinize devam ederken ayri bir dogum kontrol yöntemi kullaniniz (Kondom veya krem gibi). Üst üste iki ay adet görmezseniz, merkezimize basvurunuz.
 
Merkezimize başvurmanız gereken durumlar:
 
  • Siddetli karin agrisi
  • Siddetli gögüs agrisi veya nefes darligi
  • Bas agrisi,bas dönmesi,halsizlik veya uyusukluk
  • Bulanik görme,çift görme ve görme kaybi gibi göz sorunlari, konusma sorunlari
  • Siddetli bacak agrisi
     

Dogum kontrolü haplari sizleri cinsel yolla bulasan hastaliklardan ve AIDS virüsünden korumaz. Bu etkenlere karsi sizi sadece kondomun korudugunu unutmayin!
 
Kullanilmamasi gereken durumlar :

 
  • Gebe oldugu anlasilan yada gebe olmasindan süphe edilen kisilerde,
  • Meme kanseri tedavisi olan ya da meme kanserinden süphe edilen ve yakin akrabalarinda,
  • Meme kanseri olan kisilerde,
  • Daha önce bacaklarinda damar tikanikligi nedeniyle sis ve agrili bir durum geçiren kisiler,
  • Felçli hastalar,
  • Akciger embolisi hastaligini atlatmis hastalar,
  • Üreme sistemi kanseri geçiren hastalarda kullanilmamalidir.

Yakin takip ile kullanilmasi gereken durumlar:
 
  • 35 yasinin üzerinde ve günde 10 üstünde sigara içen kisiler,
  • Seker hastaligi olanlar,
  • Siddetli bas agrisi özellikle migreni olanlar,
  • Anne veya baba gibi yakin akrabalarinda genç yaslarda kalp krizi veya felç geçirmis olanlar,
  • 140/90 mmhg ve üstünde tansiyonu olan hastalar.
Gebeligi sirasinda veya hap kullanirken sarilik geçirmis olan kisilerde agizdan kullanilan dogum kontrol haplari ilk seçenek olmamali ve siz hap kullanmak istiyorsaniz daha yakin ve dikkatli takip edilmek zorundasiniz!

Yanliz Progesteron Ihtiva Eden Mini Haplar veya Emzirme Hapi
Bu haplar ösrogen ihtiva etmezler. Bu haplar rahim agzindaki mukus tikaci kalinlastirarak spermin geçisine engel olurlar. Emzirme döneminde östogen ihtiva edenlerden farkli olarak kullanilir. Emzirme azaldikça etkinligi azalir.

 
Menopoz
Menopoz nedir?

Kadın hayatının ortalama olarak üçte biri menopoz döneminde geçer. Menopoza girme yaşı tüm dünyada ve antik çağlardan beri fazla değişme göstermemiştir ve ortalama 45-55 cıvarındadır. 40 yaştan önce menopoza girmek "erken menopoz " olarak tanımlanmaktadır. Menopoz genellikle hayatın doğal bir aşaması olarak kabul edilmektedir.

Gerçekten de menopoz, kadın hayatının yumurtlama fonksiyonlarının sonlandıktan sonraki doğal bir aşamasıdır. Ancak menopozda oluşan bazı değişiklikler kadının hayatını derinden ve öylesine olumsuz etkiler ki bu durum pek çok hastalıkların ortaya çıkmasına ve kadının yaşam kalitesinin azalmasına neden olur.Bu gün menopoz olumsuz etkileri önlenmeye ve tedavi edilmeye çalışılan bir hastalık gibi kabul edilmektedir.

Menopozun kadın hayatının doğal bir parçası olması nedeniyle hiç bir şey yapmadan izlenmesi artık eskilerde kalmıştır.Özellikle kadın yumurtalık hormonlarının laboratuar koşullarında üretilip kullanılmaya başlanmasıyla bu kavram daha da ön plana çıkmıştır. Menopozda azalan yumurtalık hormonlaının yerine konmasıyla menopoza ait tüm olumsuz değişiklikler ve hastalıklar kolaylıkla önlenebilmekte veya en aza indirgenebilmektedir.

Menopozdaki temel değişiklik kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır.Böylece kadında
-Ateş basma,terleme,çarpıntı
-Uykusuzluk,sinirlilik,(ruhsal çöküntü) depresyon,unutkanlık,halsizlik,çabuk sinirlenme
-Bazan cinsel istekte (libido) azalma
-Kemik erimesi(osteoporoz)
-Damar sertliği (ateroskleroz) gelişme eğilimi
-Cinsel organlarda çekilme(atrofi) ,kuruluk,ağrılı ilişki
-İdrar kaçırmaya kadar varan idrar yollarında atrofi ortaya çıkmaktadır.

Kadınlar bir sabah uyandıklarında kendilerini menopoza girmiş olarak bulmazlar.Menopoz 20 yıl süren değişikliklerin tam ortasındaki dönemdir.40 yaşından sonra kadınlarda önce yumurtlamanın azalmasına bağlı olarak düzensiz adet kanamaları,aralıklı ateş basma ve terlemeler,psikolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar.Daha sonra yakınmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde 1 yıl adet kanamalarının olmaması menopoz tanısı için yeterlidir. 6 aydan daha fazla adet gecikmeleri araştırılıp kandaki estrojen ve yumurtlamayı uyaran hormon (FSH) seviyeleri ölçülerek kesin tanı konulur. Ancak adet düzensizlikleri veya düzensiz kanamalar "menopoza giriyorum" düşüncesiyle normal karşılanmamalı; hasta doktoruna başvurarak bu değişikliklerin gebelik ve kadın cinsel organlarının kanserlerinde de görülebileceği göz önünde tutularak bu hastalıklar dikkatle araştırılmalıdır.

MENOPOZDA KALP VE DAMAR HASTALIKLARI

Menopozda estrojen hormonunun azalması sonucu, bu hormonun koruyucu etkisi ortadan kalktığından kalp-damar sistemi hastalıklarında %60’a varan artışlar görülmektedir. Önceleri kalp-damar hastalıklarından korunmak ve ateroskleroz oluşumunu önlemek veya geciktirmek için menapozda estrojen tedavileri önerilirken, son zamanlarda tamamlanan büyük bazı araştırmaların ( WHI , One-million Women Study) sonucu bu tedavinin faydalı olmadığı hatta kalp-damar sistemini daha da olumsuz etkileyebileceğini göstermektedirler. Daha önce kalp-damar hastalığı olanlarda, bunun düzelmesi için hormon kullanımının faydasız hatta var olan hastalığın seyrini daha da kötüleştirebileceğini bildiren araştırma sonuçları vardır.

Kısaca menopozda kalp-damar hastalıklarından korunmak için kardioloji kliniklerinin önerdiği diyet, egzersiz, kolesterolu düşüren ilaçlar (statinler) kullanılmalı,menapozda hormon replasman tedavisi (estrojen ) bu amaçla kullanılmamalıdır.


MENOPOZDA KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ)

Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 25 milyon kadının sorunu olan menopoz sonrası osteoporoz kabaca kemik dokusunun temel minerali olan kalsiyum'un yaşlanma ve menopozdaki östrojen eksikliği sonucu kalıcı olarak kaybedilmesidir.İlk 5-8 yılda kemik kaybı ortalama yılda %4-8 iken daha sonra kısmen azalarak kadın her yıl kemik dokusunun yaklaşık %1'ini kaybeder ve 75 yaşına geldiğinde ortalama olarak 35 yaşındaki kemik dokusunun %30'unu kaybetmiş olur.Bunun bağlı olarak menopozla beraber hızla artan kemik erimesi sonucu sessiz omurga kırıklarlarıyla bel ağrıları,boyda kısalma ve kamburluk ortaya çıkar.Menapozdan sonra bir kadında boy 65 yaşına kadar ortalama 4 cm ,75 yaşına kadar 9 cm kısalır.Omurga kemiklerindeki çökme kırıklarına bağlı olarak ortaya çıkan kamburluk ve göğüs kafesinin kemik yapısının bozulması sonucu hastada solunum sıkıntısı gelişebilir.Kadınlar menopozda çarpma düşme sonucu kalça,el bileği ve diğer kemik kırıklarına da daha kolay maruz kalabilirler.Bu kırıklardan en ciddi olanı kalça kırığıdır ve kalça kırığından sonra hastalardan %12-20'si 2 yıl içinde kaybedilmektedir.Kalça kırığı geçirmiş hastaların geriye kalanlarının bir kısmı sürekli bakıma ihtiyaç duymaktadırlar.Bu nedenle ABD'de yapılan yıllık tedavi ve rehabilitasyon harcamalarının tutarı 20 milyar doları bulmakta ve bu rakam her yıl giderek artmaktadır.Korunma bu açıdan en ekonomik,en insancıl ve en kolay yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.Kemik erimesine zemin hazırlayan risk faktörleri,

-Çok çocuk doğurma
-Sigara,alkol kullanımı
-Beslenme bozuklukları (kalsiyumdan fakir diyet)
-Güneş banyosu alışkanlığının olmaması
-Spor yapma alışkanlığının olmaması
-Uzun süre yatağa bağlı kalmaya neden olan hastalıklar
-Bazı endokrin (hormonal ) bozukluklar (hiperparatiroidi,hipertiroidi(guatr),böbrek üstü bezinin aşırı çalışması veya steroid hormonlarının ilaç olarak uzun süreli alımı vb)
-Bağ dokusu hastalıkları(Romatoid artrit,sarkoidoz) ,siroz,böbrek hastalıkları,erken menapoz
-Genetik faktörler(ailede osteoporoz varlığı)

MENOPOZDA İDRAR YOLLARI DEĞİŞİKLİKLERİ

Östrojen hormonunun eksikliği kadınlık organlarına komşuluğu ve fizyolojik beraberliği nedeniyle idrar yolları ve mesane fonksiyonlarını da etkiler.Vajen ve idrar deliği (üretra) destek dokuları zayıflar, mesane fonksiyonları bozularak idrar kaçırma varsa artabilir veya ortaya çıkabilir.Bu dönemde mesane fıtıklaşması,atrofiye bağlı rahim(uterus) ve vajina sakmaları da idrar kaçırmanın bir nedeni olabilir.Ancak menapozda görülen idrar kaçırmanın en sık nedeni mesanenin zamansız kasılmasına bağlı olan aşırı aktivitedir(detrusor instability).Bu hastalar genellikle sıkıştıklarında yetişemeyip tuvalet kapısında idrarlarını kaçırırlar. Menapoz öncesi dönemde kadınların %10'unda görülen bu durum menapozdan sonra %20-30'unda rastlanır.Vajinal veya ağızdan uygulanan östrojen hormonu yakınmaları azaltır veya düzeltir.

MENOPOZ TANI VE TEDAVİSİ

Menopozun olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesinin en önemli ön koşulu tanısının en erken aşamada konulup erken tedaviye başlanmasıdır.Çünkü menopozdaki kayıplar ilk yıllarda en fazladır.Menopoz temel olarak yumurtlamanın durması (doğal) veya yumurtalıkların alınması(cerrahi) veya çalışamayacak kadar hasar görmesine bağlı olarak ortaya çıkar.40 yaşından sonra 1 yıl süreyle adet görmeyen ve yakınmaları da olan bir kadın başka araştırma yapılmaksızın menopozda kabul edilebilir.Menopoza geçiş döneminde ,gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan kötü huylu hastalıklar ayırt edilmelidir.Bunun için seyrek adet gören ,ateş basma,çarpıntı,terleme ve psikolojik değişiklikleri olan bir kadının adetin 3. günü alınan kanında, yumurtalıkları uyaran hormon(FSH,LH) düzeyleri artmışsa tanı daha kesin ve erken konmuş olur ve tedavi de hemen başlanabilir.Düzensiz (genellikle seyrek) adet gören bir kadında FSH 40 pg/ml üzerinde ise menopoz tanısı kesinlikle konur.FSH değerinin 25-40 pg/ml arasında olması halinde menapoza giriş sürecinin başladığı ancak seyrek de olsa yumurtlama ve gebelik de olabileceği düşünülür.Ancak her durumda gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan diğer hastalıklar gebelik testi,ultrasonografi ve endometrial biopsi (kürtaj) vb ile araştırılmalıdır.

HORMONLA TEDAVİ

Başlıca bozukluk veya eksiklik östrojen hormonun azalması olduğundan ,temel tedavi de östrojen hormonu vermektir.Tanı konur konmaz eğer hasta için sakıncaları yoksa;
-Ağızdan
-Cilte yapıştırılan bantlar veya sürülen jellerle
-Vajinal yolla
östrojeni yerine koyme tedavisine başlamak esastır.
Hormon Kullanımına Engel Oluşturan Durumlar:
-Yeni kalp krizi(miyokard enfarktüsü) geçirmiş olanlar
-Geçici iskemik atak
-Geçirilmiş inme (serebrovasküler olay),beyin damar tıkanıklıkları
-Karaciğer fonksiyonlarının bozuk olması
-Östrojen ile ilerleyen tümör varlığı(Meme ,rahim)
-Tromboemboli (damariçi pıhtılaşma ile damar tıkanıklığı)
Dikkatli ve Kontrollü Kullanılacak Durumlar:
-Kalpte iskemik hastalık(damar sertliğine bağlı beslenme bozukluğu)
-Hipertansiyon(yüksek tansiyon)
-Safra kesesi hastalıkları ve taş
-Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
-Hiperlipemi (kanda yağ,kolesterol, oranının yüksek olması)
-Migren tipi başağrıları
-Miyom(rahimde tümör)
Hormon tedavisine başlanmadan önce,bu ilaçların olası yan etkileri ve uzun yıllar kullanılmasına bağlı ortaya çıkabilecek durumlar hasta tarafından bilinerek ,ön hazırlıklar yapılmalıdır.Ön araştırmalar:
-Genel vücut ve jinekolojik muyene,tansiyon ,kilo,ağırlık ölçümü
-Karaciğer fonksiyonları (kandaki karaciğer enzimleri,yağlar,kolesterol ölçülür)
-Kan ve idrar tetkiki( genel kontrol)
-Servikal smear(Rahim ağzı kanserini araştırmak için alınan sürüntü)
-Mammografi (Meme kanseri taraması)
-Endometrial biopsi ve/veya vajinal ultrason ile endometrial kalınlık ölçümü(rahim kanserini tarama)
-Açlık Kan Şekeri (Şeker hastalığı araştırılması)
-Elektrokardiografi (Kalpte kriz veya beslenme bozukluğu araştırılması)
-Gerekirse kemik yoğunluğu ölçümleri(kırıkları önlemek ve diğer ilaçların gerekliliğinin araştırılması için)
Bu tetkikler hastanın durumuna göre en az 1 yıl aralıklarla tekrarlanır.

HORMONSUZ TEDAVİ

Genellikle direkt olarak menopoza karşı değil ,oluşturduğu hastalıklara (osteoporoz vb ) karşı kullanılan ilaç ve yöntemleri içerir.
-Kalsiyum desteği
-Bifosfonatlar
-D Vitamini

DİYET

-Kalsiyumdan zengin diyet esastır.Süt ,yoğurt,peynir vb diyetle kemik kaybı önlenmeye çalışılır.
Bazı yiyeceklerin kalsiyum içeriği aşağıda gösterilmiştir.

 
Besinler Miktar Kalsiyum (mgr)
Süt 100 ml 120
Yoğurt 100 ml 115
Yumurta (beyaz)
.
100 gr 11
Yumurta (sarısı) 100 gr 152
Peynir (yağlı) 100 gr 162
Peynir (yağsız) 100 gr 96
Çökelek (kuru) 100 gr 505
Gravyer (%8 tuzlu) 100 gr 1011
Kaşar Peyniri 100 gr 700
Koyun Eti 100 gr 10
Sığır Eti 100 gr 11
Tavuk Eti 100 gr 12
Kuru Fasulye 100 gr 144
Kuru Nohut 100 gr 150
Kuru Barbunya 100 gr 135
Ceviz 100 gr 99
Fındık 100 gr 208
Kara Lahana 100 gr 116
Kuru İncir 100 gr 126
Pestil 100 gr 86
Kivi 100 gr 100
Asma Yaprağı 100 gr 392
Bamya 100 gr 92
Ispanak 100 gr 93


EGZERSİZ

Her gün 30 dakikalık yürüme ve basit ağırlık kaldırma, kas güçlendiren hareketler ilaçlar kadar önemlidir. Yaz aylarında güneş ışığından (ultra viole) faydalanmak için düzenli güneşlenme yararlıdır.

OLUŞAN HASTALIKLARIN TEDAVİSİ

Amaç hastalıkların önlenmesi olmakla beraber önlenemediği zaman uygun tedaviler yapılır.

KEMİK ERİMESİ

Kırık oluşmuşsa uygun tedavi yapılır ve fizik tedavi ile rehabilitasyon sağlanır. Kırıklara bağlı ortaya çıkan kamburluk nedeniyle oluşan ağrı ve solunum sıkıntısı için fizik tedavi ve uygun aletlerle hastaya yardımcı olunmaya çalışılır. Kırıkların oluşumunun önlenmesi için ev hastaya göre yeniden düzenlenmelidir. Merdiven kenarlarına, banyo ve tuvalete tutunacak kollar yapılır. Elektrik kesintisi anında oluşabilecek çarpma ve düşmeleri önlemek için özel pilli veya jenaratörlü lambalar merdivenlere yerleştirilebilir. Yerdeki kaygan örtü malzemeleri (halı, kilim vb.) sabit hale getirilebilir.

İDRAR KAÇIRMA

Mesane boyunun sarkmasına veya mesane aktivitesinin artmış olmasına (detrusor instabilitesi) göre değişir. Mesane boyu hareketliliğinin arttığı durumlarda cerrahi; mesane kasının zamansız kasılmasına bağlı idrar kaçırmalarına ilaç, fizik tedavi ve/veya mesanenin elektrik stimulasyonuna dayalı tedaviler uygundur. Hangi tedavinin yapılacağına konunun uzmanı bir hekim tarafından yapılan muayene, laboratuar ve ürodinamik (mesanenin dolum, işeme ve kaçırma basınçlarının bilgisayarla kaydı) çalışmalarla karar verilmelidir. İyi seçilmemiş hastalarda tedavi idrar kaçırmayı düzeltmeyeceği gibi artışına neden olabilir.

PSİKOLOJİK SORUNLAR

Özellikle ilk yıllarda kadınlarda adetten kesilme, ateş basma, terleme, çocuk doğurma yeteneğini kaybetme gibi bozukluklar eksik kadınlık, izolasyon, depresyon, içe kapanma, uykusuzluk, aşırı sinirlilik, saldırganlığa neden olabilir. Bu durumda bir psikiyatrisin öneri ve tedavisine gerek vardır. Alışmaya çalışmak sorunu derinleştirebilir.
Hormon Replasman Tedavisi Konsensus Sonuçları


Türkiye Menopoz ve Osteoproz Derneği ve Türkiye Jinekoloji Obstetrik Derneği'nin 23-24 Kasım 2002 tarihleri arasında Abant-Bolu' da Prof Dr Erdoğan Ertüngealp başkanlığında Üniversitelerimizden 14 akademisyen ile birlikte yapılan Hormon Replasman Tedavisi konusunda son gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda ortaya çıkan konsensus sonuçlarını siz www.kadinsagligi.com okuyucularına sunuyoruz.Bu açıklamalar basında sıklıkla ortaya atılan östrogenin kullanılmaması yada zararları konusundaki bir çok belki de yanlış açıklamaya ışık tutacaktır.

WHI Çalışması:ABD'de Ulusal Sağlık Enstitüsü ( NIH ) tarafından yaptırılan "Women's Health İnitiativie ( WHI ) çalışmasının sonuçları aşağıda kısaca sunulmuştur.
Çalışmanın amacı:

HRT'nin uzun dönem sağlık yarar ve risklerinin araştırılması
Çalışmanın tasarımı:

Hastaların ortlama yaşı 63'tür,% 33 olgu 50-79 yaş arasındadır.
ABD'de 40 merkezde toplam 16.608 kadın üzerinde yapılmıştır.
Prospektif, randomize, çift-kör,placebo kontrollü,ancak 5.2 yılda bitirilmesine karar verilmiştir.
İlaç olarak kesintisiz kombine Konjuge Östrogen 0.625 mg +Medroksiprogesteron Asetat 2.5 mg /gün kullanılmıştır

Olumsuz Sonuçlar

Meme Kanseri ( Yılda her 10.000 ilaç kullanmayan kadında 30 kanser olgusu gözlenirken ,ilaç kullananlarda 38 olguya yükselmiştir;yani yılda haer 10.000 kadında 8 kanser olgusu eklenmiştir.)
Kalp Krizi ( Her 10.000 kadında 30'dan 37'e yükselmiştir)..
İnme ( Her 10.000 kadında 21'den 29 olguya yükselmiştir.)
Derin toplar damarlarda pıhtı oluşması ( Her 10.000 kadında 16'dan 34 olguya yükselmiştir.)

Olumlu Sonuçlar

Kalın bağırsak kanseri( Her 10.000 kadında 16 olgudan 10 olguya azalmıştır)
Kalça kırığı ( Her 10.000 kadında 15 olgudan 10 olguya azalmıştır.
Bütün nedenlere bağlı ölümlerde her iki grup arasında fark saptanmamıştır.


 


Çalışmanın değerlendirilmesi:

Çalışmadaki kadınların ortalam yaşı 63 olup,2/3 olgu 59 yaşın üzerindedir,%21 olgu ise 70 yaşın üzerindedir. Ayrıca bu kadınların ortalama vücut kitle indeksi 28.5 kg/m2 dir.

Olguların yaklaşık 1/4 'ü çalışmaya dahil olmadan evvel değişik derecelerde hormon replasman tedavisini kullanmışlardır.
Olguların %36'sında hipertansiyon, %13'ünde hiperlipedimi, %11'i sigara içmekte, %7'inde geçirilmiş kardiovasküler hastalık, %4'ünde diyabet vardır.

Kontrol grubuna kıyasla,çalışma grubunda daha önce HRT kullanmayan olgularda meme kanseri sıklığı artmazken, HRT kullanma süresine artmasına bağlı olarak daha fazla meme kanseri görülmüştür.
Bu çalışmada hormon replasman tedavisinin asıl endikasyonları ( sıcak basması, ürogenital atrofi, bunlara bağlı hayat kalitesi ) irdelenmemiştir.

HRT'nin günümüzde kullanımı ile ilgili öneriler:

A-HRT'nin günümüzde kullanım alanları nelerdir?.

a-Vasomotor semptomlar (sıcak basması vs)

b-Genito-üriner atrofi (vaginal kuruluk,alt üriner irritasyon vb )

c-Osteoprozun önlenmesi

Osteoprozun önlenmesi ve genitoüriner atrofi için günümüzde hormon tedavisi kadar başka etkili bir seçenek yoktur.

B-Kalp krizi:

a-WHI çalışmasına göre HRT,daha önceden kalp hastalığı olmayan
olgularda sadece kalbi korumak amacıyla kullanılmamalıdır.

b-Diğer iki çalışmada(HERS,HERS II), daha önceden kalp hastalığı
olan olgularda hormon tedavisi ile kalp hastalığına karşı korunma elde edilememiştir.Bu iki çalışmada önceden kalp hastalığı olan
olgularda ortalama 6,8 yıl takip sonrasında ,yeni kalp hastalığı
oluşma riskinde ne artma,ne de azalma bildirilmiştir.

c-Bu üç çalışmaya göre,başlangıçta kalp hastalığı olan ,gerekse de
kalp hastalığı olmayan olgularda,kalp krizinin önlenmesi için HRT
dışında diğer önlemler ( diyet,sigaranın
bırakılması ,egzersiz,statin kullanılması vb ) alınmalı,gerekirse
ilgili branş hekimi ile konsülte edilmelidir.

C-Meme kanseri için HRT'nin güvenli kullanım süresi ne kadardır?

Meme kanserinin gelişmesi açısından güvenli süre kişisel
farklılıklar göstermektedir.Daha önceden bilinen veriler ile
uyumlu olarak WHI'da HRT kolunda meme kanseri riskinde artış rapor
edilmemiştir.Bu risk artışı 4 yılda istatiksel öneme
ulaşmaktadır.HRT daha uzun süre devam etme kararı hekim hasta
tarafından yarar/zarar gözetilerek karar verilmelidir.

D-Şu anda HRT kullanan hastalar tedaviyi kesmeli midir?

WHI çalışmada gözlenen olumsuz riskler son derece düşüktür.Bu
nedenle şu anda HRT kullanan hastalrın paniğe kapılarak ilaçlarını
kesmelerine gerek yoktur.Ancak yukarıda verilerin
ışığında ,hastaların tedaviye devam süreleri bireysel olarak
belirlenmelidir.


 


E-Osteporozun önlenmesinde yaklaşımımız ne olmalıdır?.

Osteoporozun önlenmesinde HRT halen önemini korumaktadır.Ozteoporozun önlenmesinde bifosfanatlar ve SERM'lerde kullanılır.Bununla birlikte kemik mineral kaybını değerlendirirken,Türk kadını populasyonuna dayalı verilerinde elimizde olmadığı gözönünde tutulmalıdır.

F-Yanlızca östrogen( ERT ) kullanan rahmi alınmış kadınlarda yaklaşımımız ne olmalıdır.?

WHI çalışması sadece östrogen-progesteron tedavisi kolu sonuçlanmıştır.Yukarıda bahsedilen risk artışı sadece östrogen kullanan rahmi alınmış kadınlar kolunda izlenmediği için devam etmektedir.

G-WHI çalışması sonuçları diğer tip hormon preperatları ve kullanım yolları için geçerli midir.?

WHI çalışmalarında ilaç olarak konjuge östrogen 0.625 mg+Medroksiprogestreon asetat 2.5mg/gün oral olarak kullanılmştır.WHI sonuçlarına dayanarak diğer östrogen/progesteron tipleri,dozları ve kullanım yolları ile ilgili çıkarsama yapılamaz.Bunlarla ilgili prospektif,randomize,güçlü çalışmalara ihtiyaç vardır.


 


ÖNERİLER

Ateş basması,terleme ve genito-üriner atrofi için günümüzde HRT kadar etkin başka bir seçenek bulunmamaktadır. Sadece kardivasküler primer veya sekonder koruma amacıyla HRT kullanılmamalıdır.

Ozteoporozun önlenmesinde HRT halen önemini korumaktadır.Bununla beraber menopoz döneminde egzersiz, kalsiyum alınımı ve güneş ışığından faydanılması sağlanmalıdır.
Postmenopoz döneminde HRT kullanım süresi konusunda eldeki verilere göre fikir birliği yoktur.Ancak meme kanseri açısından 4 yıldan uzun sürelerde hastalar bireysel değerlendirilmeye alınmalıdır.
Günümüzde postmenopozal HRT'de vasomotor şikayetleri ortadan kaldırmak için mümkün olan en düşük dozlar tercih edilmelidir.Henüz standarttan düşük doz preparat bulunmamaktadır.

HRT kullanım sonucu ortaya çıkan meme kanseri risk artışı,alkol kullanımı,aşırı kilo ( BMI >30 ),30 yaşından sonra yapılan ilk doğumgeç menopoz gibi risk faktörlerinden farklı değildir.
HRT kullanımı ile artan meme kanseri riski,tedavinin kesilmesinden itibaren 5 yıl sonra ortadan kalkmaktadır.
Yukarıdaki öneriler,erken menopoz ( 40 yaş öncesi ),perimenopoz ve cerrahi menopozu kapsamamaktadır.

Postmenopozol kadınlarda HRT'de yarar-zarar dengesi ve maliyet daima düşünülmelidir.

40-65 yaş arası kadınların şikayetleri olsun olmasın,HRT kullansın kullanmasın,igili branş hekiminin kontrolü altında olmalıdır.